SON DAKİKA
--:--:--

Ordu Çevre Derneğinden ekoloji mücadelesi ortaklaştırılma çağrısı

Ordu Çevre Derneği’nden ekoloji mücadelesi ortaklaştırılma çağrısında, “Doğayı savunmak kişisel ya da kurumsal görünürlük meselesi değil, gelecek kuşaklara karşı ortak sorumluluğumuzdur. Bu nedenle hiçbir kurumun, siyasi yapının ya da bireyin dışarıda kalmadığı, bilginin, deneyimin ve emeğin ortaklaştırıldığı bir mücadele anlayışını savunuyoruz” denildi.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
Ordu Çevre Derneğinden ekoloji mücadelesi ortaklaştırılma çağrısı

Haber. Gençağa Karafazlı 

(ORDU) – Ordu Çevre Derneğinden ekoloji mücadelesi ortaklaştırılma çağrısında, “Doğayı savunmak kişisel ya da kurumsal görünürlük meselesi değil, gelecek kuşaklara karşı ortak sorumluluğumuzdur. Bu nedenle hiçbir kurumun, siyasi yapının ya da bireyin dışarıda kalmadığı, bilginin, deneyimin ve emeğin ortaklaştırıldığı bir mücadele anlayışını savunuyoruz” denildi.

Korgan Yaylası’nda yapılan ve Aybastı Perşembe Yaylasını olumsuz etkileyecek olan maden sondajına karşı verilen mücadele sonrası mahkemece yürütmenin durdurulması sonucu çeşitli partilerin, platformların süreci bilmeden açıklama yaptıklarını belirten Ordu Çevre Derneği (ORÇEV) Yönetim Kurulu yaptığı açıklamada mücadelenin ortaklaştırılması çağrısı yaptı.

Açııklama şöyle:

“Perşembe Yaylası’nda planlanan madencilik faaliyetlerine karşı yürütülen mücadele, yalnızca belirli bir bölgenin değil, tüm Ordu’nun doğal, kültürel ve yaşamsal değerlerini koruma mücadelesidir. Bu nedenle Aybastı, Korgan, Kabataş ve Ordu Çevre Derneği’nin bir araya gelerek oluşturduğu ortak platform, mücadeleyi daha güçlü, daha koordineli ve daha etkili yürütme amacı taşımaktadır. Ekoloji mücadelesi yalnızca iyi niyetle değil, doğru bilgi, saha deneyimi, hukuki birikim ve ortak akılla başarıya ulaşabilir. Zaman zaman farklı kurumlar, siyasi yapılar veya bireyler tarafından yapılan açıklamalar kuşkusuz doğa duyarlılığının bir yansımasıdır. Ancak sürecin bütününe hakim olunmadan yapılan değerlendirmeler, istemeden de olsa kamuoyunun eksik ya da yanlış bilgilendirilmesine neden olabilmekte, hatta yürütülen hukuki ve toplumsal mücadeleye zarar verebilmektedir.

Bu nedenle mücadeleyi parçalı değil, ortaklaştırılmış bir zeminde yürütmenin daha doğru olduğuna inanıyoruz. Ordu Çevre Derneği, yıllara dayanan saha deneyimi, hukuki süreçlerdeki birikimi ve ekoloji mücadelesindeki pratiğiyle bölgemizde önemli bir deneyime sahiptir. Bu deneyimin platform bileşenleriyle paylaşılması, ortak açıklamaların ve ortak tutumların geliştirilmesi mücadelemizin gücünü artıracaktır. Doğayı savunmak kişisel ya da kurumsal görünürlük meselesi değil, gelecek kuşaklara karşı ortak sorumluluğumuzdur. Bu nedenle hiçbir kurumun, siyasi yapının ya da bireyin dışarıda kalmadığı, bilginin, deneyimin ve emeğin ortaklaştırıldığı bir mücadele anlayışını savunuyoruz. Perşembe Yaylası’nın, su kaynaklarımızın, meralarımızın, yaşam alanlarımızın ve geleceğimizin korunması için ekoloji duyarlılığı taşıyan tüm kurumları, siyasi partileri, demokratik kitle örgütlerini, meslek odalarını ve yurttaşlarımızı ortak platform etrafında kenetlenmeye davet ediyoruz.

Konumuzla ilgili olması nedeniyle AKP Milletvekilleri Sayın Mustafa Hamarat ve Sayın İbrahim Ufuk Kaynak’ın açıklamalarına değinmek gerekliliği vardır. Her iki vekilimiz de, İdare Mahkemesince Yürütmeyi Durdurma kararı verilinceye kadar ortalıkta gözükmezlerken, karar sonrası bir takım açıklamalarda bulunmak zorunluluğu hissetmiş olmalılar ki; Sayın Hamarat, karar vericiler sanki kendi partisi ilgili organları değilmiş gibi, “… sondaj yoğun olarak bentonit madeninde yapılmaktadır. Biz vahşi madenciliğe sonuna kadar karşıyız…” biçiminde açıklama yapmıştır. Sayın hamarat bilmez mi ki, bentonit madeni için sondaj gerekmez, sondaj metalik maden ve jeotermal kaynaklarının aramalarında kullanılır. Vahşi madenciliğin dik alası Fatsa Bahçeler’deki altın işletmesinde yapılırken bir kez olsun müdahalesi, eleştirisi olmuş mudur?

Sayın Kaynak ise daha da ileri gidip, “Madene hayır demek Türkiye’yi köleleştirmek demektir” diye, boyundan büyük laf etmiş. Bilmez mi ki,  Güney Afrika’nın tüm yer altı kaynaklarını, madenlerini talan eden şirket ve yerli işbirlikçileri, süreç içinde Güney Afrika halkını tam anlamı ile köleleştirmiştir. Yakın tarih böyle diyor, okuyan ve bilenler için. 5 Haziran Dünya Çevre Gününde, Türkiye’nin yıl sonunda ev sahipliği yapacağı COP31 sürecinin iklim politikalarına yönelik tartışmaların yoğunlaşacağı önemli bir dönem olduğu, karar alıcıları iklim krizine karşı bilim temelli, adil ve doğa dostu politikaları hızla hayata geçirmeye çağırıyoruz. Son olarak, doğayı savunmanın yolu ortak akıldan, dayanışmadan ve birlikte mücadeleden geçmektedir. “

 

 

Yorum Yap

Benzer Haberler
Manisa’da makilik alanda yangın… Havadan ve karadan müdahale sürüyor
Manisa’da makilik alanda yangın… Havadan ve karadan müdahale sürüyor
Balıkesir Sındırgı’daki yangına müdahale devam ediyor… Hava ve kara araçlarının sayısı artırıldı
Balıkesir Sındırgı’daki yangına müdahale devam ediyor… Hava ve kara araçlarının sayısı artırıldı
BASKİ’den Avşa Adası’nda su seferberliği: Arıza 11 saatte giderildi
BASKİ’den Avşa Adası’nda su seferberliği: Arıza 11 saatte giderildi
Gaziantep Demokratik Kadın Platformu: Cinsel saldırının sorumluluğu mağdura yüklenemez
Gaziantep Demokratik Kadın Platformu: Cinsel saldırının sorumluluğu mağdura yüklenemez
Bazgiret’te kültür, sanat ve ekoloji festivalinde maden tepkisi öne çıktı
Bazgiret’te kültür, sanat ve ekoloji festivalinde maden tepkisi öne çıktı
Tunceli’de sağanak heyelana neden oldu
Tunceli’de sağanak heyelana neden oldu
Kuruluş Yurdundan Güncel Manşetler
Bilecik Manşet

Bilecik Manşet, “Kuruluş Yurdundan Güncel Manşetler” anlayışıyla tarihin izinden bugüne uzanan gelişmeleri anlık ve güvenilir şekilde sunan; Bilecik’in nabzını tutan güçlü ve tarafsız bir haber platformudur.

2026 Bilecik Manşet © Tüm hakları saklıdır. Bilecik Manşet